Medresetüzzehra, Said Nursi’nin, talebelerine bıraktığı hem bir miras hem de bir vasiyettir.
Nur Talebeleri bu mirasa sahip çıkmışlar ve onu “Medrese-i Nuriye=dershane” formunda hayata geçirmişlerdir. Fakat vasiyet yerine getirilememiştir.
Bugüne kadar uygulanan “dershane” metodu “çift kanatlı talebe” yetiştirmek konusunda yetersiz kalmıştır. Hatta Nurculuk tarihi, dershane içinde uygulanan “okuma yasakları”yla epey maluldür.
Said Nursi’nin Münazarat’ta çerçevesini çizdiği “proje” ise hâlâ gerçekleştirilmeyi beklemektedir.
Bunun ne derece somut bir proje olduğunun en açık delili şudur ki; Bediüzzaman, medresenin insan kaynağını ve finans kaynağını bile tanımlamıştır.
Nur Talebelerinin, “dershaneler vasıtasıyla Medresetüzzehra’dan beklenen maksat hâsıl olmuştur” gerekçesinin arkasından çıkıp, somut olarak bu projenin gerçekleşmesi için ellerini taşın altına koymaları gerekmektedir.
Peki, mevcut YÖK düzeni devam ederken bu nasıl olacak?
Kabul etmek lazım ki, bugünkü mevzuata ve müfredata rağmen Türkiye coğrafyası içinde, toprak üzerinde bir üniversite/medrese kurmak maksada hizmet etmeyecektir.
Bu durumda karşımıza iki seçenek çıkmaktadır.
1. Medresetüzzehra’yı yurtdışında, demokratik bir ülkede açmak; Avrupa’da herhangi bir ülkede. Bu mümkün olmakla birlikte, hem maliyet hem de insan kaynağı (öğrenci ve öğretim üyesi) temini konularında kendine özgü zorluklar ve kısıtlar taşımaktadır.
2. e-Medresetüzzehra: Başlıktan da anlaşılacağı gibi buraya kadar yapılan israf-ı kelam bu maddenin altını doldurmak içindi. Bugün insanlığın ulaştığı BT imkânları, bilgiyi kitap, defter, bina, matbaa gibi zeminlerden kurtarmış ve elektronik ortamda özgürlüğe kavuşturmuştur.
Bediüzzaman’ın Medresetüzzehra’sı bu özgürlüğe hem liyakatlidir hem de muhtaçtır.
Esasında Medresetüzzehra her şeyden önce bir “program”dır. Bu programın hayata geçirilmesi için en doğru zemin ise internet ortamıdır.
Bu imkânlar, Türkiye üniversiteleri tarafından bile kullanılıyorken Nur Talebelerinin bu programı internet üzerinden elektronik ortamda hayata geçirmemeleri için hiçbir neden yoktur.
Şüphesiz e-Medresetüzzehra projesi tartışılabilir, olgunlaştırılabilir, geliştirilebilir ancak biz şimdilik teklifimizi yapmış olarak geleceğin hayalini kuralım:
Risale-i Nur Enstitüsü tarafından hayata geçirilen e-Medresetüzzehra’nın talebeleri, kendilerine hediye edilen iPad vasıtasıyla İspanya’dan, Kazakistan’dan, Nijerya’dan, Van’dan kendi dillerinde derslerini takip ediyorlar… Öğretim üyeleri ise İstanbul’da, Kahire’de, Londra’da, Washington’da…
Not: Ezoterik merakları olan arkadaşlar “Medresetüzzehra” kelimesindeki “e”nin çokluğundan da buna bir işaret çıkarabilirler tabi