<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Layetezelzel &#124; Düşünce Okulu &#187; ubudiyetLayetezelzel | Düşünce Okulu | </title>
	<atom:link href="http://layetezelzel.com/tag/ubudiyet-2/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://layetezelzel.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 19 Mar 2019 03:47:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.5.1</generator>
		<item>
		<title>Safsata</title>
		<link>http://layetezelzel.com/safsata/</link>
		<comments>http://layetezelzel.com/safsata/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2015 09:56:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yunus Emre Memmi</dc:creator>
				<category><![CDATA[İçtimaî]]></category>
		<category><![CDATA[Ubudiyet]]></category>
		<category><![CDATA[ubudiyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.layetezelzel.com/?p=214</guid>
		<description><![CDATA[Çok farkında olmamamıza rağmen hayatımız boyunca öğrendiğimiz bilgilerin azımsanamayacak kadar fazlasını arkadaşlarımız, tanıdıklarımız veya rastgele insanlar ile girdiğimiz diyaloglardan öğreniyoruz. Özellikle iletişim araçlarının gelişmişliğiyle beraber daha önceki insanların bu konuda hiç sahip olmadığı kadar olanaklara sahibiz. Yani bu diyaloglar, münazaralar .....]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Çok farkında olmamamıza rağmen hayatımız boyunca öğrendiğimiz bilgilerin azımsanamayacak kadar fazlasını arkadaşlarımız, tanıdıklarımız veya rastgele insanlar ile girdiğimiz diyaloglardan öğreniyoruz. Özellikle iletişim araçlarının gelişmişliğiyle beraber daha önceki insanların bu konuda hiç sahip olmadığı kadar olanaklara sahibiz. Yani bu diyaloglar, münazaralar veya tartışmaları ciddi bir öğrenme aracı olarak kabul edebiliriz.</p>
<p>Geçen gün karşı tarafın bana saldırmasıyla sonuçlanan pek de hoş olmayan bir tartışma tecrübem oldu. Biraz düşündüğümde ne yazık ki bu güzel öğrenme fırsatının hakkının pek de verilmediğini gördüm.  Tartışma adabı konusunda eksiklerimiz mevcut.  Şu an tartışma adabını kapsamlıca ele almayacağım. Bu tartışmaların ögesi olan önermelerden, önermeler ile ilgili de uyanık olmamız gereken İngilizce’de “fallacy” diye tabir edilen, Osmanlıca’da ise kıyas-ı batıl denilen safsata, yanılgı, yanıltmaca veya yanlış mantıklardan bahsedeceğim.</p>
<p>Safsatalar yanlış çıkarımlarla yapılan önermeler veya bir önerme değerlendirilirken yapılan yanlış çıkarsamalardır. İyi saklanılmışlarsa gayet ikna edici bile gözükebilirler. Bir niyete sahip olarak ya da istemsizce yapılabilir. Bana göre en çok önceden kesin bir pozisyon belirlenmesi  ve bu belirlenen pozisyon üzerinden meselelerin değerlendirilmesinde ortaya çıkıyor. Kişi pozisyonun gerektirdiği şekilde argümanlar üretmeye çalışıyor.  Genelde bulduğu gerçek argümanlar yeterince kuvvetli olmadığından, bunu kasten safsatalar icad ederek savunmaya kalkabiliyor veyahut bulunduğu pozisyonun ve tartışma içerisindeki baskı ortamının da etkisiyle bilinçsizce ortaya safsata atabiliyor.</p>
<p>Elbette safsatalar sadece tartışmalar esnasında vücut bulmuyor. Karşılaştığımız herhangi bir önerme de safsata olabilir. Herhangi bir iletişim aracında, kitaplarda, gazetelerde&#8230; Tabii ki tarafların fazla düşünme şanslarının olmadığı anlık yapılan tartışmalarda safsatalarla karşılaşmak çok daha olası. Şimdi bir kaç hem popüler, hem de kamufle olma ihtimali yüksek olan bazı safsata örneklerinden bahsedelim: (İlgilenenler araştırırlarsa daha pek çok şey bulabilirler)</p>
<p><strong>Argumentum ad Hominem </strong>(Kişiyle ilgili argüman): Bir argümanın doğruluğunun argüman sahibi olan şahısla ilgili olduğu iddiasına deniliyor. Genelde &#8220;Sen kimsin ki veya o kim ki bunu söylüyor/söylüyorsun” tarzında gelişiyor.  Bazen ise ters yönde “Bu o söyledi, o zaman bu doğrudur” şeklinde gerçekleşebilir.</p>
<p>Genel olarak bu kalıpta yani “&#8230; ile ilgili” argüman kalıbında pek çok safsata örneği var. Mesela bir argümanı çoğunluk, otorite veya duygular ile ilişkilendirmek gibi. Yani argümanın kendisiyle ilgilenmekten ziyade başka şeylerde argüman ile ilgili referans aramak.</p>
<p><strong>Cum Hoc Ergo Propter Hoc </strong>(Bununla birlikte oldu, dolayısıyla bundan dolayı oldu): Bir bağlantı veya ilişkinin mutlaka neden-sonuç ilişkisi içerisinde olduğu savı.  Mesela “İki olay arasındaki  istatiksel bir bağlantı var. O zaman biri ötekinden dolayı oluyor” gibi.  Bu bağlantı raslantısal olabilir veya bunu açıklayan hesaba katılmayan bir başka değişken olabilir vs.</p>
<p><strong>Post Hoc Ergo Propter Hoc </strong>(Bundan sonra oldu, dolayısıyla bunun yüzünden oldu): Bu, yukarıdaki safsata biçimindeki bağlantının zaman şeklinde olmasına deniyor. Mesela  “Horozlar öttükten sonra güneş doğuyor, dolayısıyla güneş horozlar öttüğü için doğuyor” gibi.</p>
<p><strong>Straw Man </strong>(Korkuluk safsatası): Yine çok sık karşımıza çıkan bir argümanı, o argümanın yanlış bir temsilini çürüterek çürütme safsatasına deniliyor. Eğer gözlemciler veya izleyiciler orijinal argümanla ilgili yeterince bilgili değilse başarılı olması işten bile değildir. Bu sebeple genelde izleyicilere oynanarak yapılır. Özellikle gazetecilik, politika gibi bol izleyicisi olan alanlar için ideal bir safsata biçimidir. Bir örnek verelim:</p>
<p>A: Güneşli günler güzeldir.</p>
<p>B: Her gün güneşli olsa hiç yağmur yağmazdı ve susuzluktan ölürdük.</p>
<p>Yani orijinal argümanla ilgilenmek yerine orjinal argümana yakın gözüken veya yüzeysel bir benzerlik içeren bir başka argüman bulup bu argümana sataşıyorsunuz. Korkuluk ismi de buradan geliyor, kendi yaptığınız korkuluğa saldırıp onu adeta parçalıyorsunuz.</p>
<p><strong>Zayıf Benzetmeler: </strong>Bu tip safsatalar iki şey arasında bir benzerlik varsa bunların birbirinin aynısı olmasını veya çok benzemesini savunur. Genelde birbirine benzetilmek istenen şeyler ilk önce seçilir, daha sonra ise ortak özellik aranır. Daha sonra bu zayıf benzerlikten çıkarım yapılır. Mesela “A ile B kardeş, A iyi futbol oynuyor öyleyse B de iyi futbol oynamalı&#8221; gibi.</p>
<p>Ve son olarak <strong>Safsata Safsatası: </strong>Bir argümanın savunulurken safsata kullanılmasını o argümanı tamamen yanlışlamak için kullanmak. Yani bir başka dille zayıf savunmayı bahane ederek argümanı büsbütün reddetmek.</p>
<p>Safsatayı tespit etmemiz hem gereksiz yere vakit kaybetmemizi önler, hem de ortada bir safsata varsa bunu takip eden tartışma en fazla sinirlerinizi test eder.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://layetezelzel.com/safsata/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
