<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Layetezelzel &#124; Düşünce Okulu &#187; Ermeni soykırımıLayetezelzel | Düşünce Okulu | </title>
	<atom:link href="http://layetezelzel.com/tag/ermeni-soykirimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://layetezelzel.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 19 Mar 2019 03:47:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.5.1</generator>
		<item>
		<title>Ülke bölünsün istiyorum</title>
		<link>http://layetezelzel.com/ulke-bolunsun-istiyorum/</link>
		<comments>http://layetezelzel.com/ulke-bolunsun-istiyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 May 2013 07:50:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Faruk Saim</dc:creator>
				<category><![CDATA[İçtimaî]]></category>
		<category><![CDATA[Prensipler]]></category>
		<category><![CDATA[Ubudiyet]]></category>
		<category><![CDATA[1915]]></category>
		<category><![CDATA[1938]]></category>
		<category><![CDATA[1955]]></category>
		<category><![CDATA[bölünmez bütünlük]]></category>
		<category><![CDATA[dersim]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni soykırımı]]></category>
		<category><![CDATA[featured]]></category>
		<category><![CDATA[seçik]]></category>
		<category><![CDATA[tertele]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.layetezelzel.com/?p=124</guid>
		<description><![CDATA[Devlet hiçbir zaman Allah’ın gölgesi olmadı yeryüzünde. Vatan sevmek de imanın rüknü değildi. Milliyetçiliğin müspeti yoktu, yalanın beyazı pembesi olmadığı gibi. Devletin memuru olmak revaçta olduğu gibi devletin imamı olmak da revaçtaydı devletin Müslümanı olmak da artık devletin nurcusu olmak .....]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Devlet hiçbir zaman Allah’ın gölgesi olmadı yeryüzünde. Vatan sevmek de imanın rüknü değildi. Milliyetçiliğin müspeti yoktu, yalanın beyazı pembesi olmadığı gibi.</p>
<p>Devletin memuru olmak revaçta olduğu gibi devletin imamı olmak da revaçtaydı devletin Müslümanı olmak da artık devletin nurcusu olmak da.</p>
<p>Devlet her zaman rant ve bu rantın etrafında kümelenmiş bok böceklerinin toplamıydı. Hiçbir zaman makul ve makbul olmadı. Kutsal olmaktan o kadar uzaktı ki kendi kutsallarını “yarattı”. Sunaklarını inşa etti. <a href="https://web.archive.org/web/20130821072851/http://layetezelzel.dusunceokulu.org/devlet-babanin-evlatlari/" target="_blank">Kurbanlar</a> istedi.</p>
<p>Makbul, muteber bulunmak nefsi hoş eden lezzetli bir illetti. Hedefini şaşan hissiyat Allah’a kul olacağına devlete köle oldu. Makbul, muteber köleler. En mühim ibadeti ise sükut idi.</p>
<p>Oğlu 20 yaşında dağlarda sebepsiz öldürülse susmak.</p>
<p>Aynı oğlu ölmeyip kardeş katili olsa susmak.</p>
<p>Komşusu vahşice katledilse susmak.</p>
<p>Dini ayaklar altına alınsa, alimleri önce asılıp sonra yargılansa susmak.</p>
<p>Hakkını vermek lazım 80 yıldır ibadetinden şaşmayan bir toplum olduk. Tavşana kaç tazıya tut, diyen devleti bir kez olsun bile sorgulamadık. Devlet ile ayet çeliştiğinde ayeti devlete göre tevil ettik. Hakim devletin makbul kulları olarak 80 yılı devirdik.</p>
<p>Hiçbir günahkar bir başkasının günahını yüklenemezken biz 3.000 Ermeni’nin günahını 925.000 Ermeniye, 4.000 Kürdün günahını 10 milyon Kürde* adalet olmaksızın ödeten devlete ses etmedik.</p>
<p>Bugün devlet aklı Kürtlerin haklarını teslim etmek için bile ayak sürüyor. Biz yine susuyoruz. Silahlar sustuğu halde -ki silahların susmaması dahi hakların teslimi için mazeret değildi- aman ülke bölünür mü diye hakları askıda, halkları hapislerde tutan devleti kutsuyoruz.</p>
<p>Ülke bölünür mü bilmiyorum, ama daha haklarını gasp ettiğimiz milyonlar haklarını isteyecekler ve alacaklar. 1915′te katledilen Ermeniler de 1938′de zulmedilen Dersimliler de 1955′te malına canına ırzına göz dikilen Rumlar da haklarını alacaklar. Irkçı, katil, zalim devletin Müslüman sahipleri dinlerine ve onun adaletine sahip çıkarlarsa bu dünyada güzellikle olur. En olmadı Mahkeme-i Kübra bunun için var.</p>
<p><em>Halbuki, şu memlekette o merhamet, o nâmusa lâyık binden biri yapılmıyor; zâlim izzetinde, mazlum zilletinde kalıp, buradan göçüp gidiyorlar. <strong>Demek bir mahkeme-i kübrâya bırakılıyor.**</strong></em></p>
<p>—————–<br />
*Mesele sayılar değil, ortalama sayılar bunlar.</p>
<p>** Sözler, sf 54</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://layetezelzel.com/ulke-bolunsun-istiyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mazlumu helalliğe borçlu çıkarmak</title>
		<link>http://layetezelzel.com/mazlumu-helallige-borclu-cikarmak/</link>
		<comments>http://layetezelzel.com/mazlumu-helallige-borclu-cikarmak/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Apr 2013 08:04:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Faruk Saim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bediüzzaman]]></category>
		<category><![CDATA[Haşir]]></category>
		<category><![CDATA[İçtimaî]]></category>
		<category><![CDATA[Layetezelzel]]></category>
		<category><![CDATA[Prensipler]]></category>
		<category><![CDATA[Ubudiyet]]></category>
		<category><![CDATA[1915]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni soykırımı]]></category>
		<category><![CDATA[tehcir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.layetezelzel.com/?p=133</guid>
		<description><![CDATA[“Size bunu katiyen söylüyorum ki, şu milletin saadeti ve selameti Ermenilerle ittifak ve dost olmaya vabestedir.” (Münazarat)* “De ki: ‘Allah her şeyin Rabbi iken ben O’ndan başka bir rab mı ararım? Herkesin kazandığı, yalnız kendisine aittir. Hiçbir günahkâr, başkasının günahını .....]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><em>“Size bunu katiyen söylüyorum ki, şu milletin saadeti ve selameti Ermenilerle ittifak ve dost olmaya vabestedir.”</em> <strong>(Münazarat)*</strong></p>
<p style="text-align: right;"><em>“De ki: ‘Allah her şeyin Rabbi iken ben O’ndan başka bir rab mı ararım? Herkesin kazandığı, yalnız kendisine aittir. <strong>Hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez. </strong>Sonunda hep dönüp Rabbinizin huzuruna varacaksınız. O da içinde bulunduğunuz ihtilafın içyüzünü, işin gerçeğini size bildirecektir.’” </em><strong>(En’am Suresi, 164)</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>1915-1923 yılları arasında Türkiye’de ne oldu?</strong></p>
<p>Murat Bardakçı’nın Talat Paşa’nın arşivinden açıkladığı rakamlara göre 925.000 Ermeni (evet, suçlu, zanlı, mahkum, sapık, mütecaviz ya da terörist bile değil, sadece ERMENİ) ülkelerinden devlet marifetiyle kovuldu. Ermeni taşnak çetecilerin toplam sayısı 2-3 bin bile değilken, devlet 925.000 vatandaşını ülkesinden kovdu. Üstelik hiçbir gerekli güvenlik önlemini almadan çöle gönderdi bu insanları! Hiçbirini öldürmemiş olsa bile tüm bu olup biteni izlemek utanmak için yeterli değil mi?</p>
<p>Sürecin hemen başında yani 24 Nisan 1915′te başlayan cinayetler ve Ermeni entelektüellerin yargılama veya suçlama yapılmaksızın toplanmasıyla İstanbul’da eli kalem tutan ne kadar Ermeni varsa öldürüldü. Yaklaşık 1000 kadar Ermeni yazar, şair, gazeteci katledildi.</p>
<p>“Tehcir” edilen 925.000 Ermeni’nin malı mülkü bu ülkenin insanları tarafından hırsızlandı, iç edildi.</p>
<p>Suriye’ye gönderilen Ermenilerden -en abartılı sayılar ile- ulaşabilenlerin sayısı en fazla 150.000. İlkokul matematik bilgisi ile hesap yapılırsa 925.000-150.000= 775.000 Ermeni nerede? Taraflı Türk kaynaklarına göre bile ortada yaklaşık 800.000 insan kaybı var.</p>
<p><a href="http://www.layetezelzel.com/wp-content/uploads/2014/10/Armenian-refugees-in-Syria.png"><img class="alignnone  wp-image-134" alt="Armenian refugees in Syria" src="http://www.layetezelzel.com/wp-content/uploads/2014/10/Armenian-refugees-in-Syria-300x168.png" width="600" height="336" /></a><a href="https://web.archive.org/web/20130816034114/http://layetezelzel.dusunceokulu.org/wp-content/uploads/2013/04/1920-halep-ermeni-2.jpg"><br />
</a><em>1920 Yılında Halep Kampından, Çocuklarını Taşıyan Ermeni Anneler</em></p>
<p>Şahitliklerle sabit, yüzlerce “gelin-kuma” alınmış Ermeni kadını, yetimhanelere alınan binlerce çocuk…</p>
<p>Olay ortada ve görmek isteyenler için açık. 2-3 bin çeteci ne yapmış olurlarsa olsunlar bu tabloyu “ama onlar da bize saldırdı” diye açıklamak mümkün değil. Kaldı ki saldıranlar adı üzerinde “çete”. Kanun tanımaz çeteciler. Oysa devletin böyle kanunsuz zulüm uygulama hakkı yoktur. Çetecilere bile olsa yargılama ve cezalandırma ile karşılık vermek zorundadır.</p>
<p>Zulmün faili İttihatçılar belki. Ancak bugün çok önemli değil. Devletin sahip çıktığı bir mirasın o zamanki sahipleri sadece.</p>
<p>Savaş zamanı da mazeret değildir. Savaşın da bir hukuku vardır.</p>
<p><strong>Musalaha-helalleşme</strong></p>
<p>Musalaha, barışmak, barış antlaşması yapmak demektir. Bunu yapmak için ya karşı tarafı yenmeli ya da karşılıklı rıza ile masaya oturmanız gerekir. Zararların tazmininden kaçmanın imkanı yoktur.</p>
<p>Helalleşme içinse söyleyecek çok söz var. Hele gel helalleşelim, unutalım gitsin tavrıyla helallik istenmez. Gerçekten Allah korkusuyla helallik istiyorsan bir kere mahcup olman gerekir. Zalimin mazlumdan helallik alacağı değil olsa olsa borcu vardır. Ödemese de inşallah ahirette ödeyecektir. Mazlum hakkını her şekilde ahirette alacakken tekebbür ile helalleşelim gitsin demek Allah korkusu olmadığının ispatıdır.</p>
<p><strong>Özür</strong></p>
<p>Helalleşme için önce samimi bir özür gerekir. Samimi derken bir anlam ifade eden bir özürden bahsediyorum. Bu zulümde muhatap kimse derhal özür dilemeli ve verdiği zararı misliyle tazmin etmelidir. Peki kim bu zulmün sahibi?</p>
<p>1. Osmanlı mirasına sahip çıkan Türkiye Cumhuriyeti Devleti hükümeti.</p>
<p>2. Devletin telkinlerine kanıp Ermeni komşusu ihbar eden, kanına giren ve</p>
<p>3. Dedeleri bir anda zenginleşen, gömü bulan, miras olarak kilise bile bırakan vatandaşlar.</p>
<p>Bu 3′ü dışında kalanlar ise hak yerini bulana kadar susmamak, adalet istemekle yükümlüdürler. Mazluma hakkını veren bir özür sonrası helallik istemek samimi ve yerinde olacaktır. Ama bu yine bizim üzerimize bir hak değil, ancak mazlumun vicdanından bize bir lütuf olur.</p>
<p>Yukarıda olayları tanımlama riskine girmedim. Benim şahsi görüşüm, eğer soykırım diye bir suç varsa, 1915-1923 arası bu ülkede olan şey Ermeni Soykırımıdır. Ancak tanımın ne olduğu çok önemli değil. Bir Müslüman böylesine büyük bir zulmün günahını üzerinde taşımak istemiyorsa hizmetkarı olan devletten bu zulüm için helallik almasını sağlayacak her şeyi yapmasını istemelidir. Ben kendi adıma yapıyorum.</p>
<p>Müslim bir zihin görmeli ki bu zulmün günahını taşıdığımız sürece ne bu dünyada ne de ahirette rahat yüzü görmeyeceğiz.</p>
<p>———————————————————<br />
* Bu alıntıyı alıntı görmeden Said Nursi’nin fikirlerini yazıda göremeyen arkadaşlar için ekledim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://layetezelzel.com/mazlumu-helallige-borclu-cikarmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
