<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Layetezelzel &#124; Düşünce Okulu &#187; Mucizat-ı Kur&#8217;anLayetezelzel | Düşünce Okulu | </title>
	<atom:link href="http://layetezelzel.com/category/tumu/mucizat-i-kuran/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://layetezelzel.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 19 Mar 2019 03:47:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.5.1</generator>
		<item>
		<title>Görünmeyen ayet</title>
		<link>http://layetezelzel.com/gorunmeyen-ayet/</link>
		<comments>http://layetezelzel.com/gorunmeyen-ayet/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Apr 2015 08:01:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali İhsan Memmi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Layetezelzel]]></category>
		<category><![CDATA[Mucizat-ı Kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[Prensipler]]></category>
		<category><![CDATA[featured]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.layetezelzel.com/?p=256</guid>
		<description><![CDATA[Zaman, saatin yürüyüşü. Farkındalık genişletiyor anımı. Beni yolcu yapan yol değil, zaman. Yürüyüşüm zamanda Ve ben şimdi, az evvelin ahiretindeyim. Bilmek isterim akıbetimi, Bilmek isterim beni ben yapan hakikati. Elime aldığım kainat İstedim ki açılsın tüm sayfalar, tüm zamanlar&#8230; Elle .....]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Zaman, saatin yürüyüşü.</p>
<p>Farkındalık genişletiyor anımı.</p>
<p>Beni yolcu yapan yol değil, zaman.</p>
<p>Yürüyüşüm zamanda</p>
<p>Ve ben şimdi, az evvelin ahiretindeyim.</p>
<p>Bilmek isterim akıbetimi,</p>
<p>Bilmek isterim beni ben yapan hakikati.</p>
<p>Elime aldığım kainat</p>
<p>İstedim ki açılsın tüm sayfalar, tüm zamanlar&#8230;</p>
<p>Elle tutacaktım, kavrayıp ana düşürecektim kaydını.</p>
<p>Fakat tereddüt eliyle tutmaya çalışırken,</p>
<p>Kayırdı hakikati tenkit parmaklarım.</p>
<p>Tutunamadım düştüm yıldızların arasından.</p>
<p>Bir yılıdızım olmalıydı bana yol gösterecek,</p>
<p>Ama karanlıktı.</p>
<p>Belki bir ayetim olsaydı, o bana anlatırdı diğer ayetleri</p>
<p>Aydınlatırdı diğer alemleri&#8230;</p>
<p>Kainat denklemini onun parantezine alıp çözebileceğim bir ayetim olmalıydı.</p>
<p>Aslında elimin altında bir sürü ayet vardı ama hiçbiri inmemişti benim alemime.</p>
<p>Okumuştum ama altında kalmıştım sebebi nüzülün, zamanın, mekanın, şahsın&#8230;</p>
<p>Manalar zihnimin korkuluklarında kalmıştı.</p>
<p>Oysa bir ayet yaşanmalıydı, bir ayet anımı doldurmalıydı.</p>
<p>Zira biliyordum bir ayete binip zerreden yıldıza yolculuk edenleri,</p>
<p>Bir ayetin rehberliğinde haşrin sokaklarında gezenleri..</p>
<p>&#8220;Oku&#8221; bir emirdi.</p>
<p>Ama ben “Oku” emrini yanlış okumuştum.</p>
<p>Meğersem okumak için önce ümmi olmak lazımmış.</p>
<p>Alfabeler duvarlarmış gözlerimin ördüğü.</p>
<p>Nedir peygamberin okuduğu o karanlık mağarada?</p>
<p>Nerededir gözle görünmeyen harfler?</p>
<p>Hakikat bu ki okumak gözle olmazmış.</p>
<p>Karanlık terkettirdi bana alemleri ve teşhis etti “ben”i.</p>
<p>Ve bildim ki</p>
<p>Ben bir ayetim. Alemlere parantezim.</p>
<p>Ve bildim, dağların altına girmekten çekindiğini.</p>
<p>Madem ben gizli hazinelere anahtardım.</p>
<p>Ve madem hazinesiz anahtarın manası, anahtarsız hazinenin kıymeti yok.</p>
<p>Öyleyse “Bismillah”, hazineye bir fatiha</p>
<p>Zira ben “Fatiha”daki bismillahım</p>
<p>Ve “Bismillah” daki fatihayım.</p>
<p>Okunmayı bekliyorum&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://layetezelzel.com/gorunmeyen-ayet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arap mehdinin Acem mehdiye üstünlüğü</title>
		<link>http://layetezelzel.com/arap-mehdinin-acem-mehdiye-ustunlugu/</link>
		<comments>http://layetezelzel.com/arap-mehdinin-acem-mehdiye-ustunlugu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Oct 2014 10:16:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Faruk Saim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haşir]]></category>
		<category><![CDATA[İçtimaî]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Kader]]></category>
		<category><![CDATA[Lahikalar]]></category>
		<category><![CDATA[Mucizat-ı Kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[Nübüvvet]]></category>
		<category><![CDATA[Prensipler]]></category>
		<category><![CDATA[Ubudiyet]]></category>
		<category><![CDATA[mehdiyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.layetezelzel.com/?p=143</guid>
		<description><![CDATA[“Arabın Aceme, Acemin Araba üstünlüğü olmadığı gibi, kırmızının karaya, karanın kırmızıya üstünlüğü yoktur.” (Veda Hutbesi)  ”Âhirzamanda gelen Mehdî gibi herbir asır, Âl-i Beytten bir nevi mehdî, belki mehdîler bulmuş. Hattâ, Âl-i Beytten mâdud olan Abbasiye hulefasından, Büyük Mehdînin çok evsâfına .....]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><em>“Arabın Aceme, Acemin Araba üstünlüğü olmadığı gibi, kırmızının karaya, karanın kırmızıya üstünlüğü yoktur.”</em> (Veda Hutbesi)</p>
<p style="text-align: right;"><em> ”Âhirzamanda gelen Mehdî gibi herbir asır, Âl-i Beytten bir nevi mehdî, belki mehdîler bulmuş. Hattâ, Âl-i Beytten mâdud olan Abbasiye hulefasından, Büyük Mehdînin çok evsâfına câmi bir mehdî bulmuş.”</em> <strong>(Mektubat, s. 96)</strong></p>
<p style="text-align: right;"><em>“Hazret-i Hasan’ın neslinden gelen aktablar, hususan Aktâb-ı Erbaa ve bilhassa Gavs-ı Âzam olan Şeyh Abdülkadir-i Geylânî ve Hazret-i Hüseyin’in neslinden gelen imamlar, hususan Zeynelâbidin ve Cafer-i Sadık ki, herbiri birer mânevî mehdî hükmüne geçmiş, mânevî zulmü ve zulümatı dağıtıp envâr-ı Kur’âniyeyi ve hakaik-i imaniyeyi neşretmişler, cedd-i emcedlerinin birer vârisi olduklarını göstermişler.”</em>(Mektubat, s. 100)</p>
<p style="text-align: right;"><em>“Hem ben müteaddit insanları gördüm ki, bir nevi mehdî kendilerini biliyorlardı ve “Mehdî olacağım” diyorlardı. Bu zatlar yalancı ve aldatıcı değiller; belki aldanıyorlar. Gördüklerini hakikat zannediyorlar.”</em> <strong>(Mektubat, s. 431)</strong></p>
<p><a href="https://web.archive.org/web/20130911192236/http://layetezelzel.dusunceokulu.org/mehdiyet-i-sugra/" target="_blank">Mehdiyet-i suğra</a> meselesine zeyl olarak mehdiyet manasının -kimi iddialara göre- zayıf hadislere dayanan burhanlarına rağmen neden bu denli ümmetin nazarında ehemmiyetli olageldiğini anlamaya çalışmalı. Toplum harekete geçmek için kitleleri harekete geçirecek bir “kahraman”a ihtiyaç duyar. Özellikle Orta Doğuda toplumun sivil inisiyatif geliştirmesi geleneklerde yer bulamamıştır. Devletin hayatın her alanında olması, toplumun bahsi geçen kahramanları politikacılar arasından bulmasına, hatta zihinlerin devlete angaje olmasıyla ortaya çıkan her “kahraman”a politik amaçlar, hatta politik kişilikler giydirilmiştir.</p>
<p>Şüphesiz mehdiyet manası içinde siyasi bazı vazifeleri de barındırır. Ama ”Şeriatta yüzde <em>99 ahlâk</em>, ibadet, ahiret ve fazilete aittir. Yüzde <em>1</em> nispetinde <em>siyasete </em>mütealliktir.” kaidesi perspektifinden yaklaşıldığında neden mehdiyete siyasi vazife ön koşul olarak biçilir, anlamak zor.  Kaldı ki II. Said’den III. Said’e geçme merhalesinde <em>“Evet, büyük kusurlarımdan birtek suçum, vatan ve millet ve din nâmına mükellef olduğum büyük bir vazifeyi dünyaya bakmadığım için yapmadığımdan, hakîkat noktasında affolunmaz bir suç olduğuna ve bilmemek bana bir özür teşkil edemediğine şimdi bu Afyon hapsinde kanaatim geldi.”</em> <strong>(Tarihçe-i Hayat) </strong>sebeb-i musibetini böyle açıklayan bir Üstad’ın mehdiyetine kalben ve aklen mütmainim.</p>
<p>Nasıl ki mehdiyet-i suğra her müminin nefsine bakan vazifesi ise mehdiyet-i kübra da her zamanın müminlerinden birine farz-ı kifaye nevinden emirdir.</p>
<p>Mehdiyet gömleği dikilmiştir, kim giyebilecek hale gelirse giyer, vakti dolduğunda çıkarır, yeni zamanın yeni mehdisine devreder. Her devir insanı sosyal bir varlık olduğundan mehdiyet vazifesi bitmez. Tunus’ta Bin Ali deccalini kovan da Mısır’da Mübarek deccalını yıkan da mehdiyet vazifesini görmüştür.</p>
<p>Müslüman topraklarını kafir zulmünden kurtaran her mücahit zamanının mehdisidir. Zalimin zulmüne ses çıkaran, belki şehadeti tadan her mümin zamanının mehdisidir.</p>
<p>Derdim mehdiliği sıradanlaştırmak değil. Manasını kavramadan mehdi peşinde ömür tüketmek israftır. Mehdiyi bilmeden iman kurtulabilir ama imansız mehdi bilinmez. İmani meseleleri es geçip mehdi Kürt müydü Arap mıydı yok Acem miydi tartışmak Müslümanlara kötülük yapmaktır. Kaldı ki mehdiyet manasını taşıyan Eskimo da olsa tabi olunmalı.</p>
<p>Tüm bunların yanında Üstadın talebesi olma iddiasındaki zatlar Üstadın milliyet tanımından bihaber milliyet testi derdindeler. “Din, dil birse milliyet birdir” diyen Üstadın milliyetini Araplığa dayandırma gayesinin, bunun üzerinden tartışmanın hizmete ne faydası var? Haydi kabul edelim Said Nursi Arap. Ne değişecek? Üstada muhabbetiniz mi artacak? Şayet artıyorsa muhabbetiniz neye?</p>
<p>Halbuki mukayese akil olana kolaydır. Mehdiyeti deccaliyet karşısında ararız. Deccal her zaman ümmetin imanına saldırır. İman kalesini muhafaza etmek mehdiyet manasının birinci işaretidir. Mehdiyet manasını hizmet eden  ya mehdi-yi azamdır ya da zamanın bir mehdisidir.</p>
<p>“Benim mehdim mehdi-yi azamdır” iddiası imani değil nefsani bir inattır.</p>
<p>Mehdi peşinde ömür tüketenlere cevabı Said Nursi verir: <em>“Mehdi geldiğinde seni vazife başında bulsun!”</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://layetezelzel.com/arap-mehdinin-acem-mehdiye-ustunlugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bin ayın kadri kıymeti</title>
		<link>http://layetezelzel.com/bin-ayin-kadri-kiymeti/</link>
		<comments>http://layetezelzel.com/bin-ayin-kadri-kiymeti/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Oct 2014 08:53:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Faruk Saim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Layetezelzel]]></category>
		<category><![CDATA[Mucizat-ı Kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[Ubudiyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.layetezelzel.com/?p=127</guid>
		<description><![CDATA[ وَكُلُّ صَغِيرٍ وَكَبِيرٍ مُسْتَطَرٌ “Küçük büyük her şey yazılmıştır.” (Kamer, 53) Kendimi üç muallimle bildim. Kitab-ı kebir-i kainat, Hz. Muhammed (SAV), Kur’an-ı Azimüşşan. İnsan küçük bir kainat. Kainatı da Hz. Kur’an ile bildim. Peygamberin (SAV) en büyük mucizesi Hz. Kur’an .....]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: right;"> وَكُلُّ صَغِيرٍ وَكَبِيرٍ مُسْتَطَرٌ</h2>
<p style="text-align: right;">“Küçük büyük her şey yazılmıştır.” (Kamer, 53)</p>
<p>Kendimi üç muallimle bildim. Kitab-ı kebir-i kainat, Hz. Muhammed (SAV), Kur’an-ı Azimüşşan.</p>
<p>İnsan küçük bir kainat. Kainatı da Hz. Kur’an ile bildim.</p>
<p>Peygamberin (SAV) en büyük mucizesi Hz. Kur’an idi, bildim.</p>
<p>Kainatın çekirdeği insan, insanın rehberi Hz. Kur’an idi, bildim.</p>
<p>Ru’yetullahın bir mukaddimesi Kelamullah, Hz. Kur’an idi, bildim.</p>
<p>İkra emr-i ilahisi abdullahı Rabbine Hz. Kur’an ile döndürürdü, bildim.</p>
<h2> هُوَ يُحْيِي وَيُمِيتُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ</h2>
<p>Yine ona döndürüleceğiz, bildim.</p>
<p>Ümmet-i Muhammed tespih idi. İmamesi Resulullah, rabt eden ipi Hz. Kur’an idi, bildim.</p>
<p>Hz. Kur’an Cenab-ı Hakkın ilmine bürhan-ı azim idi, bildim.</p>
<p>Kur’an-ı Kerimin  nüzulunun müjdesini sinesinde muhafaza eden Ramazan-ı mübarek en bereketli ay idi, bildim. Kadir gecesi neden bin aydan daha hayırlıdır, bildim.</p>
<p>İnşallah.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://layetezelzel.com/bin-ayin-kadri-kiymeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
